YURDUM GİBİ YARALIYIM

Yurdum gibi yaralıyım Ne eksik, ne fazla Derin bir uçurumum Bütün haritalarda Geceleri çığlıklar Giriyor düşlerime Dirlik nedir bilmedim Yalan yanlış tarihimde Yurdum gibi yaralıyım Dünyaya karşı ben Yıllar değil yıllar, umudumdur Sessizce küllenen.. 1981 Ahmet Erhan…

ÖLÜMÜM BAHAR OLSA

Öfkelerim kadar küçük bu gece çığlığı Düşlerim kadar büyük Duygularım kadar karmaşık nasıl anlatsam Çıksam şimdi çöl suskunu sokaklara Dallara yürüyen sular gibi çıldırsam Baharı muştulamak adına kapılar çalsam Hangi ana böler ki uykuların Özgürlüğü yeryüzüne bayrak yapsam Hiç mi hiç sevmiyorum yorgun yağmurları…

MARX

“Materyalist tarih anlayışına göre, tarihte en sonu belirleyici öge, gerçek hayatın üretimi ve yeniden üretimidir. Ne Marx ne de ben bundan fazlasını hiçbir zaman öne sürmedik. Böyle olunca, eğer birisi, ekonomik etmenin biricik belirleyici öge olduğunu söyleyerek sorunu çarpıtırsa, bu önermeyi, anlamsız, soyut ve…

MARX

Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır. insanların varlığını belirleyen şey, bilinçleri değildir; tam tersine, onların bilincini belirleyen, toplumsal varlıklarıdır. (Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı)…

SESİNİN KUŞLARI SUSUNCA

Öyle yorgun düşmüşüm kiacının mavzerini taşımaktanbulanık sular basıyor birdenbütün mevzilerimisonra çöle kesiyor içim Bu alaturka şarkılardafena kanıtıyor bazenanıların ve acıların kabuğunugagalıyor kanatırcasına yarayısusamış bir kerkenez Sesimin pınarı kuruyorsusunca sesinin kuşlarıUzayıp giden bir bozkırkesiliyor dudaklarımkavruluyor yalım yalım Sesini ver bana dinleSu verir gibi yaralı bir…

KUŞLAR

Kuşlar mıki çok şey denildişair dilinden Yüzlercesini suladıkgölgesinde sevdanındokudukgönül yumağında renklerini Gizimizi bildiler deihanetlerini görmedik hiçılık bir öpüştütürküleri Kuşlar mıki şimdiçok uzak yüksekteöpsenbüyüyemezsin ki ihanet ettiktürkülerinebaharın Ahmet Telli…

BİR HÜZÜN MEVSİMİNDEN ÇIKARKEN KALBİM

Ayrılıkların puslu aynasındadırbekleyişlerin solgun yüzüBekleyişler ki demlenişidir sabrındamıtır sessizliği ve üzüncüdamıtır gurbetin kavruk memesindenve emzirirhasretin yanık yüzlü çocuğunu Sen ey sabrın ve üzüncün dervişibaşını zamanın göğsüne koyve dinle yalnızlığın iç çekişleriniYalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdürusulca örtülecektir gecenin sessiz tülünüve düşecektir ince bir rüzgarlahüznün…

ZAVALLI TUTSAK YÜREK

Hep açlığında büyür yaşamınHep korkulusunda dolanırGezer durur elden eleŞiirsiz sancılar kıvranırZavallı tutsak yürek Bugün onlardadır yarın bizdeÇırpınır ha çırpınırBir ağlamaklı şiir dizesiBir yıpranmış imge diye Alır başını bazen çekip giderTaksit taksit konuşur arkadanYaşanmış coşkuları taklit ederYanıbaşında boğulurken şafakVe katledilirken terOturur kanın üstüne şarap içerMevsimleri…

GÖZLERİ ŞİİR YAZAN ÇOCUKLAR

Oturdum kıyısına bir çocuğunSuskun ve uzaktı bütün oyuncaklarGözleriyle söylüyordu en gizli sözleriniAkbabaların pençesinde bir zamanOnun çocukluğuna kurmuştu yuvasınıO günden beri de yalnızcaRüyalarında görebilmişti babasınıHep duvarlar girmişti arayaVe dipsiz uçurumlarBir türlü kıramamıştı zulmün kapısını. Ey içimizde köpüren deli sularSiz mi yarattınız bu uçurumlarıYoksa çocukları babalardan…

İLK IŞIK

– Haluk Tan için –Sen sınıfa girdiğin zamanKaranlıklar si!inirdi karatahtadanAğlayan kitaplar gülerAç kalan umutlar beslenirdiÖnce içimizdeki kuşkuyuSonra korkuyu yıkardı bakışlarınSesinde sabahlar seslenirdiÇiçek çiçek açılan gözlerimizÇakılıp kalırdı sevincin yüzüneBütün geçmiş gelecekle süslenirdi Sen çıktıktan sonra sınıftanBirinin sportotodan gelirdi sesiBirinin kör bir karanlıktanBiri bıyık bıyık binerken…

Common phrases by theidioms.com